Site açılış tarihi: 27 Kasım 2012
Geçen ayki Günlük ort. ziyaret: .. 118
Ay içinde en yüksek ziy sayısı: .158
Geçen ayki ziyaretçi sayısı: . 3537 (kasım 2022)
Toplam ziyaretçi sayısı: 815 500

Kitaplar » Olta Balıkçılığı » Tatlı Sularda ve Denizlerde Avcılık İzni ve Zamanı



Olta ile avlanan balıkların sulara bırakılmasında balığı zedelemeden tutulmasını sağlayan özel aparatlar kullanılabilir. Bu aparatlar iri balıklardan iğne çıkarırken de kullanışlıdır.


 

Tatlı sularda ve denizlerde avcılık izni ve zamanı
 
            Ülkemizde amatör balık avcılığı, bir çok nehir ve gölde kontrolsüz bir şekilde uygulanmaktadır. Sadece Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının bazı nehirler ve göller için koyduğu yasaklar profesyonel balıkçılık için olmakla beraber amatörlere de uygulanmakta ise de etkili bir kontrol olduğunu kabul etmek zordur. Bu yasaklamaların daha bilinçli ve düzenli olarak ele alınmasında yarar vardır.
            İleri ülkelerin hepsinde özellikle iç sularda yapılan amatör avcılıklar mutlaka belirli otoritelerin gözetimi altında ava açılır veya kapatılır. Ülkemizin tüm suları için bu tür düzenlemelere gitmek, yasaklama ve izinleri bölgelere göre değil her su kaynağındaki balık türleri için yapmak önemli bir görev olarak karşımızda durmaktadır. Dış ülkelerde her balık avcısının yanında mutlaka mahalli otoriteden alınmış bir izin belgesi mevcuttur. Bazı göller ve akarsular özel olarak balıklandırıldığından sportif avcılık da belirli bir ücret karşılığında yapılır. Bu düzenlemeler özel kuruluşlarca yapıldığı gibi bir kuruluş şeklinde de organize edilebilmektedir. Fakat bu ücretlerin oldukça düşük olduğunu burada belirtmek gerekiyor. Nehirlerin kıyısındaki araziler çoğunlukla özel şahıs mülküdür. Dolayısıyla buralardan nehirde balık avlamak için yararlanmak gerekecektir. Ülkemizde bu tür arazilerden, nehirlerden veya gölden balık avlanmasına genellikle arazi sahibi karşı çıkmaz. Elbette ki arazinin sahibi var ise, kibarca izin istemek gerekir. Bir çok çiftçi bu izni zevkle verecektir. Fakat burada tarlalar arası setleri bozmamak, ürün var ise çiğnememek veya koparmamak ve tarlayı korumak avcının dikkat edeceği konular olmaktadır. Bu arazilere çöp ve naylon bırakmamak ve bu tür kirletici maddeleri avlanılan suya atmamak önemli konulardandır.
            Dış ülkelerde sportif avcılık kulüpleri, üyelerine geniş çapta yardımcı olurlar. Özellikle yeni başlayanlar bu kulüplerden çok fazla yararlanırlar. Yeni balıkçıların tecrübeliler ile ava gitmesini sağlayarak yeni meraklıların avcılığı bilen kişilerden öğrenmeleri ve av yapılabilecek alanlara gitmelerini sağlamaları önemli konulardandır. Çünkü bir iki kez ava giden ve hiç bir balık tutamadan dönecek bir sporcunun merakı azalacaktır. Balık avı ise mutlaka bilgi ve iyi bir av mahallinin bilinmesiyle mümkün olur. Bu ülkelerde kulüpler avcılıkta kullanılan takım ve hatta yeme kadar yön gösterirler. Örneğin alabalık avının serbest olduğu bir suda Mart-Haziran aylarında solucan, kurt veya yenilebilir yem ile balık avlamayı yasaklayabilirler. Alabalık avının sadece yapay, tüylü oltalarla yapılmasına izin verirler. Böylece yumurtalı dönemde olan sazan balıklarının avlanmasını önlemiş olurlar. Bu gibi konulara avcıların uymasını sağlayarak su kaynağını korumuş olurlar. Dış ülkelerde izin belgesi olmadan balık avlamak oldukça tehlikelidir. Çünkü bu gibi yerlerde genellikle bekçi mevcuttur. Hatta bir çok yerde gece avcılığı da yasaklanmıştır. Gece avlanan görülür ise bu duruma diğer herhangi bir kişi ve avcı tarafından da müdahale edilebilir. Mahalde bilgilendirilmiş oto kontrol sisteminin oluşması bu gibi yasaklamaları sağlamada en etken yol olmaktadır.
            Bazı ülkelerde arazinin kıyısındaki nehir boyunu koruma ve sahiplenme hakkı nehir kıyısındaki arazi sahibine tanınmıştır. Bu hakkı arazi sahibi avcıları arazisine sokmayarak da sağlayabilir. Eğer bir kişinin nehrin iki yakasında arazisi var ise aradaki su kütlesini sahiplenme hakkı onundur. Eğer arazi sahipleri farklı ise nehir tam ortadan bölünmüş sayılır ve sahiplenme nehrin yarısına kadar olur. Tabii ki bu gibi yerlerde serbest yüzen balığın hareketlerini müdahale edici engellemelere izin verilmez.
            Unutulmasın ki sportif avcılar birbirinin arkadaşı ve dostudur. Avcılıkta fazla bencillik olumlu bir davranış değildir. Bazı avcılarda kıskançlık duygusu hissedilebilir. Şanslı ve başarılı şekilde avlanan bir kişinin bunu bağıra çağıra diğer balıkçılara iletmesi nezaket kaidelerine uymaz. Nezaket ve sportif davranış esastır. Yardımlaşmada cömert olmak gerekir. Yemi kalmayan avcıya yardım edilmelidir. Oltası, misinası kopan veya uygun olmayan avcıya diğer avcının malzeme vermesinde cömert davranması gerekir. Avlanırken diğer balıkçıları rahatsız etmekten önemle kaçınılmalıdır. Örneğin; nehir kıyısında balık avlayan bir avcının yanından yere gürültülü şekilde basarak geçmesi, gölgesinin nehre düşecek şekilde balıkları ürkütecek bir pozisyonda durması avcıyı tedirgin edebilir. Çünkü balıklar kıyıdaki gürültü ve hareketli gölgelerden süratle kaçarlar. Bir tekne içerisinde avlanırken gürültü yapmamak gerekir. Çünkü bu tür gürültüler avın kaçmasına neden olacaktır.
Tatlı sularda ve denizlerde avcılık izni ve zamanı
 
            Ülkemizde amatör balık avcılığı, bir çok nehir ve gölde kontrolsüz bir şekilde uygulanmaktadır. Sadece Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının bazı nehirler ve göller için koyduğu yasaklar profesyonel balıkçılık için olmakla beraber amatörlere de uygulanmakta ise de etkili bir kontrol olduğunu kabul etmek zordur. Bu yasaklamaların daha bilinçli ve düzenli olarak ele alınmasında yarar vardır.
            İleri ülkelerin hepsinde özellikle iç sularda yapılan amatör avcılıklar mutlaka belirli otoritelerin gözetimi altında ava açılır veya kapatılır. Ülkemizin tüm suları için bu tür düzenlemelere gitmek, yasaklama ve izinleri bölgelere göre değil her su kaynağındaki balık türleri için yapmak önemli bir görev olarak karşımızda durmaktadır. Dış ülkelerde her balık avcısının yanında mutlaka mahalli otoriteden alınmış bir izin belgesi mevcuttur. Bazı göller ve akarsular özel olarak balıklandırıldığından sportif avcılık da belirli bir ücret karşılığında yapılır. Bu düzenlemeler özel kuruluşlarca yapıldığı gibi bir kuruluş şeklinde de organize edilebilmektedir. Fakat bu ücretlerin oldukça düşük olduğunu burada belirtmek gerekiyor. Nehirlerin kıyısındaki araziler çoğunlukla özel şahıs mülküdür. Dolayısıyla buralardan nehirde balık avlamak için yararlanmak gerekecektir. Ülkemizde bu tür arazilerden, nehirlerden veya gölden balık avlanmasına genellikle arazi sahibi karşı çıkmaz. Elbette ki arazinin sahibi var ise, kibarca izin istemek gerekir. Bir çok çiftçi bu izni zevkle verecektir. Fakat burada tarlalar arası setleri bozmamak, ürün var ise çiğnememek veya koparmamak ve tarlayı korumak avcının dikkat edeceği konular olmaktadır. Bu arazilere çöp ve naylon bırakmamak ve bu tür kirletici maddeleri avlanılan suya atmamak önemli konulardandır.
            Dış ülkelerde sportif avcılık kulüpleri, üyelerine geniş çapta yardımcı olurlar. Özellikle yeni başlayanlar bu kulüplerden çok fazla yararlanırlar. Yeni balıkçıların tecrübeliler ile ava gitmesini sağlayarak yeni meraklıların avcılığı bilen kişilerden öğrenmeleri ve av yapılabilecek alanlara gitmelerini sağlamaları önemli konulardandır. Çünkü bir iki kez ava giden ve hiç bir balık tutamadan dönecek bir sporcunun merakı azalacaktır. Balık avı ise mutlaka bilgi ve iyi bir av mahallinin bilinmesiyle mümkün olur. Bu ülkelerde kulüpler avcılıkta kullanılan takım ve hatta yeme kadar yön gösterirler. Örneğin alabalık avının serbest olduğu bir suda Mart-Haziran aylarında solucan, kurt veya yenilebilir yem ile balık avlamayı yasaklayabilirler. Alabalık avının sadece yapay, tüylü oltalarla yapılmasına izin verirler. Böylece yumurtalı dönemde olan sazan balıklarının avlanmasını önlemiş olurlar. Bu gibi konulara avcıların uymasını sağlayarak su kaynağını korumuş olurlar. Dış ülkelerde izin belgesi olmadan balık avlamak oldukça tehlikelidir. Çünkü bu gibi yerlerde genellikle bekçi mevcuttur. Hatta bir çok yerde gece avcılığı da yasaklanmıştır. Gece avlanan görülür ise bu duruma diğer herhangi bir kişi ve avcı tarafından da müdahale edilebilir. Mahalde bilgilendirilmiş oto kontrol sisteminin oluşması bu gibi yasaklamaları sağlamada en etken yol olmaktadır.
            Bazı ülkelerde arazinin kıyısındaki nehir boyunu koruma ve sahiplenme hakkı nehir kıyısındaki arazi sahibine tanınmıştır. Bu hakkı arazi sahibi avcıları arazisine sokmayarak da sağlayabilir. Eğer bir kişinin nehrin iki yakasında arazisi var ise aradaki su kütlesini sahiplenme hakkı onundur. Eğer arazi sahipleri farklı ise nehir tam ortadan bölünmüş sayılır ve sahiplenme nehrin yarısına kadar olur. Tabii ki bu gibi yerlerde serbest yüzen balığın hareketlerini müdahale edici engellemelere izin verilmez.
            Unutulmasın ki sportif avcılar birbirinin arkadaşı ve dostudur. Avcılıkta fazla bencillik olumlu bir davranış değildir. Bazı avcılarda kıskançlık duygusu hissedilebilir. Şanslı ve başarılı şekilde avlanan bir kişinin bunu bağıra çağıra diğer balıkçılara iletmesi nezaket kaidelerine uymaz. Nezaket ve sportif davranış esastır. Yardımlaşmada cömert olmak gerekir. Yemi kalmayan avcıya yardım edilmelidir. Oltası, misinası kopan veya uygun olmayan avcıya diğer avcının malzeme vermesinde cömert davranması gerekir. Avlanırken diğer balıkçıları rahatsız etmekten önemle kaçınılmalıdır. Örneğin; nehir kıyısında balık avlayan bir avcının yanından yere gürültülü şekilde basarak geçmesi, gölgesinin nehre düşecek şekilde balıkları ürkütecek bir pozisyonda durması avcıyı tedirgin edebilir. Çünkü balıklar kıyıdaki gürültü ve hareketli gölgelerden süratle kaçarlar. Bir tekne içerisinde avlanırken gürültü yapmamak gerekir. Çünkü bu tür gürültüler avın kaçmasına neden olacaktır.

 

 

            Ülkemizde amatör balık avcılığı, bir çok nehir ve gölde kontrolsüz bir şekilde uygulanmaktadır. Sadece Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının bazı nehirler ve göller için koyduğu yasaklar profesyonel balıkçılık için olmakla beraber amatörlere de uygulanmakta ise de etkili bir kontrol olduğunu kabul etmek zordur. Bu yasaklamaların daha bilinçli ve düzenli olarak ele alınmasında yarar vardır.
            İleri ülkelerin hepsinde özellikle iç sularda yapılan amatör avcılıklar mutlaka belirli otoritelerin gözetimi altında ava açılır veya kapatılır. Ülkemizin tüm suları için bu tür düzenlemelere gitmek, yasaklama ve izinleri bölgelere göre değil her su kaynağındaki balık türleri için yapmak önemli bir görev olarak karşımızda durmaktadır. Dış ülkelerde her balık avcısının yanında mutlaka mahalli otoriteden alınmış bir izin belgesi mevcuttur. Bazı göller ve akarsular özel olarak balıklandırıldığından sportif avcılık da belirli bir ücret karşılığında yapılır. Bu düzenlemeler özel kuruluşlarca yapıldığı gibi bir kuruluş şeklinde de organize edilebilmektedir. Fakat bu ücretlerin oldukça düşük olduğunu burada belirtmek gerekiyor. Nehirlerin kıyısındaki araziler çoğunlukla özel şahıs mülküdür. Dolayısıyla buralardan nehirde balık avlamak için yararlanmak gerekecektir. Ülkemizde bu tür arazilerden, nehirlerden veya gölden balık avlanmasına genellikle arazi sahibi karşı çıkmaz. Elbette ki arazinin sahibi var ise, kibarca izin istemek gerekir. Bir çok çiftçi bu izni zevkle verecektir. Fakat burada tarlalar arası setleri bozmamak, ürün var ise çiğnememek veya koparmamak ve tarlayı korumak avcının dikkat edeceği konular olmaktadır. Bu arazilere çöp ve naylon bırakmamak ve bu tür kirletici maddeleri avlanılan suya atmamak önemli konulardandır.
            Dış ülkelerde sportif avcılık kulüpleri, üyelerine geniş çapta yardımcı olurlar. Özellikle yeni başlayanlar bu kulüplerden çok fazla yararlanırlar. Yeni balıkçıların tecrübeliler ile ava gitmesini sağlayarak yeni meraklıların avcılığı bilen kişilerden öğrenmeleri ve av yapılabilecek alanlara gitmelerini sağlamaları önemli konulardandır. Çünkü bir iki kez ava giden ve hiç bir balık tutamadan dönecek bir sporcunun merakı azalacaktır. Balık avı ise mutlaka bilgi ve iyi bir av mahallinin bilinmesiyle mümkün olur. Bu ülkelerde kulüpler avcılıkta kullanılan takım ve hatta yeme kadar yön gösterirler. Örneğin alabalık avının serbest olduğu bir suda Mart-Haziran aylarında solucan, kurt veya yenilebilir yem ile balık avlamayı yasaklayabilirler. Alabalık avının sadece yapay, tüylü oltalarla yapılmasına izin verirler. Böylece yumurtalı dönemde olan sazan balıklarının avlanmasını önlemiş olurlar. Bu gibi konulara avcıların uymasını sağlayarak su kaynağını korumuş olurlar. Dış ülkelerde izin belgesi olmadan balık avlamak oldukça tehlikelidir. Çünkü bu gibi yerlerde genellikle bekçi mevcuttur. Hatta bir çok yerde gece avcılığı da yasaklanmıştır. Gece avlanan görülür ise bu duruma diğer herhangi bir kişi ve avcı tarafından da müdahale edilebilir. Mahalde bilgilendirilmiş oto kontrol sisteminin oluşması bu gibi yasaklamaları sağlamada en etken yol olmaktadır.
            Bazı ülkelerde arazinin kıyısındaki nehir boyunu koruma ve sahiplenme hakkı nehir kıyısındaki arazi sahibine tanınmıştır. Bu hakkı arazi sahibi avcıları arazisine sokmayarak da sağlayabilir. Eğer bir kişinin nehrin iki yakasında arazisi var ise aradaki su kütlesini sahiplenme hakkı onundur. Eğer arazi sahipleri farklı ise nehir tam ortadan bölünmüş sayılır ve sahiplenme nehrin yarısına kadar olur. Tabii ki bu gibi yerlerde serbest yüzen balığın hareketlerini müdahale edici engellemelere izin verilmez.
            Unutulmasın ki sportif avcılar birbirinin arkadaşı ve dostudur. Avcılıkta fazla bencillik olumlu bir davranış değildir. Bazı avcılarda kıskançlık duygusu hissedilebilir. Şanslı ve başarılı şekilde avlanan bir kişinin bunu bağıra çağıra diğer balıkçılara iletmesi nezaket kaidelerine uymaz. Nezaket ve sportif davranış esastır. Yardımlaşmada cömert olmak gerekir. Yemi kalmayan avcıya yardım edilmelidir. Oltası, misinası kopan veya uygun olmayan avcıya diğer avcının malzeme vermesinde cömert davranması gerekir. Avlanırken diğer balıkçıları rahatsız etmekten önemle kaçınılmalıdır. Örneğin; nehir kıyısında balık avlayan bir avcının yanından yere gürültülü şekilde basarak geçmesi, gölgesinin nehre düşecek şekilde balıkları ürkütecek bir pozisyonda durması avcıyı tedirgin edebilir. Çünkü balıklar kıyıdaki gürültü ve hareketli gölgelerden süratle kaçarlar. Bir tekne içerisinde avlanırken gürültü yapmamak gerekir. Çünkü bu tür gürültüler avın kaçmasına neden olacaktır.
 


Balık avlayanlar sadece insanlar değildir.


 

1.2 DENİZLERDE AVCILIK İZNİ VE ZAMANI
 
            Yukarıdaki kısımda iç sularda yapılan sportif balıkçılıkta, lisans sahibi olma, gece yasağı, nehir kıyılarından yararlanma gibi özel durumları açıklamıştık. Denizlerde yapılan balıkçılıkta iç sulardaki kadar çeşitli kısıtlamalar dış ülkelerde uygulanmaz. Denizlerdeki sportif balıkçılık konularında aşağıdaki özellikleri sıralayabiliriz.
a. Genellikle olta balıkçılığı için yasak sezon konulmaz,
b. Herhangi bir avcılık belgesi ve izin belgesi amatör balıkçılardan istenilmez,
c. Belirli bir bölgeden balık avlayabilmek için herhangi bir kulübe üye olma zorunluluğu konulmaz,
d. Avlanabilecek miktar konusunda da sınırlama getirilmez. Özellikle köpek balığı ve kılıç gibi iri balık avında kilo sınırlaması yoktur. Fakat bazı balıık türleri için yenilemez boydan küçükleri avlama yasağı konulabilir.
e. Avcı her türlü yemli veya yemsiz olta ile avlanma serbestliğine sahiptir.
f. Gece-gündüz av yasağı olmaz. Hatta birçok deniz balığı için gece avcılığı daha uygundur.
g. Deniz balıkları avında kullanılan malzemeler genelde daha ucuzdur.
 


Bozdağ Gölcükte çekilmiş olan bu fotoğraf bana çok ilginç geldiği için burada yer vermekte yarar gördüm. Bunun bir şakamı veya gerçek mi olduğunu bilemiyorum. İki avcı aynı anda onlarca oltayı göle bırakmışlar. Ben resimde otuzdan fazla saydım. Ayrıca avcıların bulundukları yerden daha ileride de atılmış oltalar var. Sportif bir avcılık olarak kabul edilebilir mi kararı size bırakıyorum.