Kitaplar » Deniz Balıkları Yetiştiriciliği




 

         DENİZ BALIKLARI YETİŞTİRİCİLİĞİ

 

 

        1990 yılında yayınlanmıştır. Kitap içeriği aşağıda sunulmuş bulunmaktadır. Özellikle su ürünleri yatiştiriciliğinin en primitif bir yöntemi olan dalyanlar ve ülkemiz dalyanları konusunda genel bilgiler içermektedir.  Temel deniz balıkları yetiştiriciliği konusunda bilgiler sunulan kitabın bazı genel konuları 2005 yılında çıkarılan su ürünleri yetiştiriliği kitabım da ele alınmış bulunmaktadır
          1995 yılında ikinci baskısı yapılan kitabın mevcudu kalmamıştır
         Aşağıda 1990  ve 1995 yılı baskılardaki önsözler incelenir ise ülkemizdeki su ürünleri yetiştiriciliğinin o yıllardan bu yıllara nasıl bir gelişme gösterdiğini  ortaya koymaktadır. Örneğin 1979 yılında yayınladığım su ürünleri ve yetiştiriciliği kitabının ön sözünde dünyada su ürünleri yetişticiliğinin 6 milyon ton ve bu üretim içerisinde ülkemiz payının bir hiç ama 200 kadar projenin Tarım Bakanlıne sunulmasının sevinilecek bir konu olduğunu vurgulamışım.
         1995 yılında yayınlanan deniz balıkları yetiştiricili ikinci baskısında ise denz balıkları yetiştiriciliğinde 5000 ton üretimiz olduğunu kaydetmişm.  Bu satırları yazdığım 2012 aralık ayında ise  bu yılki üretimin deniz balıkları olarak  80.000 tonu ve alabalık olarakta benzer bir üretim seviyesi ile toplam 150.000 tonu aşmış olması önemli bir gelişmedir.  Ümidim odur ki ülkemiz ileriki yıllarda 1970 li yıllarda sıfırdan başladığımız bu konuda 500.000 tonlara ulaşacaktır ve bu bir hedef olmalıdır .

 

 

     

 

 


Önsöz ( Birinci baskı. 1990)

 

 

          Ülkemiz su ürünleri yetiştiriciliği konusundaki ilk çalışmalar  1970'li yıllarda başlamıştır. İç sularda özellikle alabalık  yetiştiriciliği konusunda önemli gelişmeler sağlanmış ve işletme sayısı  100'ü aşmıştır. İç sulardaki bu gelişme yanında deniz balıkları
 yetiştiriciliğine yönelik çalışmalar daha yenidir. Yalnız
Anadolu'da yıllardan beri uygulanan dalyan balıkçılığını bir dereceye  kadar balık yetiştiriciliği içerisinde yorumlamak mümkündür. Çünkü dalyan balıkçılığında iç kısımlarda açıklandığı gibi üretimde insan kontrolu söz konusudur. Ayrıca Urla yakınlarında var
olan ve deniz kıyısında binlerce yıl önce deniz balıklarını canlı olarak tutma amacı ile yapıldığını sandığımız bir taş havuzu burada  belirtmeden geçemeyeceğim. Eski Anadolu insanı denizden yakaladığı canlı balığı bir süre barındırabilme amacı ile bu havuzu inşa etmiştir (kapak resmi). Fakat yine sanırız ki Anadolu' nun verimli toprakları nedeni ile yiyecek sorunu olmayan Anadolu
insanı deniz ve balık yetiştiriciliğine Uzakdoğu ülkelerinde olduğu gibi eğilememiştir. 

 

 


        Günümüzde nüfus devamlı  artmaktadır. İyi gıdalara olan talep yükselmektedir. Bu arada ülkemizde Çipura ve Levrek gibi pahalı balıkları yetiştirmeye yönelik müteşebbisler çoğalmaktadır . Kitabımın eksikleriyle beraber Su Ürünleri Yüksekokulu öğrencilerine, konuya ilgi duyanlara ve üreticilere yararlı olacağı ümidi ile yayına gönderme cesaretini gösterdim. Kitabın hazırlanmasında yardımlarını gördüğüm mesai arkadaşlarıma, müsvettelerini ve temiz yazımlarını yapan Sayın Mihriye PAYAZA ve Halise KUŞCU'ya, çizimlerinde yardımcı olan Sayın Mukaddes ÇALMAN'a ve basımıarı titizlikle gerçekleştiren Ege Üniversitesi Basımevi Müdürü Sayın Rıdvan ERCİ'nin şahsında tüm basımevi personeline teşekkürü bir borç bilirim.

 

 

       Saygılarımla 1990
   

 

 


      ÖZSÖZ ( İkinci baskı 1995)

 

 

      Su Ürünleri Yetiştiriciliği kapsamında Deniz Balıkları yetiştiriciliğinin  önemi ve bu konuya gösterilen ilgi tüm Dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Öyle ki ; bu kitabın ilk baskısının yapıldığı 1990 yılında. hatta bu kitabın yeni yeni yazılma aşamasında  Deniz balıkları yetiştiriciliği  ülkemizde yeni yeni başlamakta idi. Günümüzde ise. Ülkemizde çipura ve levrek yetiştiren işlemelerinin sayısı 200'ü aşmış.  üretilen balık miktarı ise 5000 ton'a yaklaşmış bulunmaktadır. Bu gerçekten sevindirici bir gelişme olmakla beraber gelecek yıllar için beklentilerimiz çok daha yüksek düzeylerdedir. 

 

 

       Konu Akdeniz ülkelerinde de büyük aşamalar göstermiş olup 1994 yılında 40.000 ton çipura ve levrek balığının Akdeniz ülkelerinde üretilmiş oldugu bildirilmektedir. Bu üretimin 16 Bin tonu Yunanistan da. 9 Bin tonu ıtalya da. 6 Bin tonu Fransada'dır. Dördüncü ülke olarak da Türkiye gelmektedir. 
      

 

        Genelde. bu kitaba bir çok yeni bilgiler ilave edilebilir idi Fakat. Su Ürünleri Fakültelerinde genellikle mensubu olduğum E. Ü. SU Ürünleri Fakültesinde deniz balıkları konusundaki ders sayısı bir iken bu sayı günümüzde. Deniz Balıkları yetiştiriciliği I, Deniz Balıkları Yetiştiriciliği II. Kuluçkahane Teknolojisi. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Mekanizasyonu, Üretim Sahaları ve Havuzlar gibi 5 derse yayılmış bulunmaktadır. Bu durumda ilerleyen eğitim düzeyi ile birlikte derslerin sayısı çoğalınca Deniz Balıkları Yetiştiriciliği konularını da bu derslere daha geniş bir şekilde yayma zorunluluğu doğmuştur. Çünkü. devamlı gelişme gösteren Deniz Balıkları Yetiştiriciliğini bir tek kitapta toplama imkanı artık günümüzde kalmamış bulunmaktadır. Bu nedenle bu kitabı hiç değiştirmeden ve kadrosu devamlı genişleyen bölümümüzde genç öğretim üyelerinin bu kitapta eksik olan konuları da kapsayacak veya yukarıdaki ders isimlerine göre düzenlenmiş yeni kitaplar  hazırlamalarına olanak sağlama ve gerekir ise III. baskıda.  diğer arkadaşların katkısı ile kitabı tümden yenileme amacıyla bu şekilde yayınlamayı yeterli gördüm:' Kitabın birinci baskısının tükenmiş olması ve gösterilen talep karşısında acilen yayınlanma gereği de aynen yayınlamamızda etkili olmuştur.
       Öğrencilerimin ve okuyucuların hoşgörülerine sığınarak kitabı eksikleri ile baskıya sunarken saygılar sunuyorum.
      Prof. Dr. Atilla ALPBAZ
      Ekim 1995