Site açılış tarihi: 27 Kasım 2012
Geçen ayki Günlük ort. ziyaret: .. 118
Ay içinde en yüksek ziy sayısı: .158
Geçen ayki ziyaretçi sayısı: . 3537 (kasım 2022)
Toplam ziyaretçi sayısı: 815 500

Kitaplar » Su Ürünleri Yetiştiriciliği » Kurbağa Yetiştiriciliği




     KURBAĞA YETİŞTİRİCİLİGİ

     Kurbağa yetiştiriciliği genel olarak bir balık olmamasına rağmen su içerisinde yaşayan bir canlı olduğu için yetiştiriciliği konusunda bir çok kez soru ile karşılaştım. Ülkemizde bu konuda bir çalışma olmamakla beraber yetiştirilebildiği taktirde ihraç olanakları çok yüksektir. Ayrıca ülkemizden halen doğal kaynaklarımızdan avlanarak ihracı yapılmakta ve bu konudaki Avrupa pazarı tüccarlarımızca yakından bilinmektedir. Bu nedenle bu kitap içerisinde bu konuda biraz bilgi vermenin yararlı olacağını düşündüm.

     Genel olarak kurbağa yetiştiriciliğinin teknik olarak yapılabileceği söylenebilir. Özellikle gelişmiş ülkelerde araştırma için laboratuarda kullanılması amacıyla tümüyle kontrol altında kurbağa yetiştiriciliği yapılagelmektedir. Bu tür yetiştiricilik özel amaçlı yapıldığı için ekonomik açıdan pahalıya mal olsa da araştırmalarda kullanılma amacıyla yapıldığı için uygulanabilmektedir. Bu gün için bu tekniklerin et tüketimi amacıyla ele alınmasının özellikle işçiliğin pahalı olduğu ülkelerde pek mümkün olmadığı düşünülmektedir.

     ABDinde bazı işletmelerin kurbağa yetiştiriciliği yönünde başarılı olduğu kaydedilmekte ise de bu kuruluşların daha çok damızlık kurbağa satan işletmeler tarafından yapıldığı kaydedilmiştir. Bunun yanında yarı kontrollü ortamlarda kurbağa üretimi yapan işletmelerin karlı sonuçlar elde ettikleri de kaydedilmektedir.

     Dış ülkelerde bir çok kurbağa türü bacak etleri için doğadan toplanarak lüks bir gıda maddesi olarak ABD'nde pazarlandığı kaydedilmektedir. Bu türler olarak yeşil kurbağa (Rana clamitansı. leopar kurbağa (Rana pipiens) ve turna balığı kurbağası (Rana pu!ustris) olarak belirtilebilir. Fakat yetiştiricilik açısından dev kurbağa (Ra na catesbeiana) türünün en uygun kurbağa türü olduğu bildirilmektedir. Bu tür jumbo veya dev kurbağa olarak da isimlendirilmektedir. Bu tür kuzey Amerika orijinli olup boyu 20 cm ye kadar ulaşabilmektedir. İri yapısı nedeniyle kültürü üzerinde de en çok durulan tür olmuştur. Bu türün yetiştirilmesi hakkında bilgi vererek kurbağa yetiştirmeyi merak edenlere bir dereceye kadar bilgi verebileceğimizi umuyorum.

     GENEL BİLGİLER
     Bugüne kadar Kurbağa yetiştiriciliği ile ilgili yapılan bir çok araştırma çoğunlukla arıtma sistemlerinin kurulu olduğu kontrollü yapay havuz sistemlerinde gerçekleştirilmiştir. Özellikle dev kurbağa üretiminde; yumurtanın kuluekalanması, yumurtadan çıktıktan sonra ki larva dönemi, yavru kurbağa formunu aldığı dönem, ergenlik ve damızlık bakımı ile yumurta alımı dönemlerinde bazı özel uygulamaları ve kültür
tekniklerini gerektirmektedir. Bu dönemlerin her birinde dikkat edilmesi gereken en önemli iki konu ise bakteriyel hastalıklara karşı çok hassas olan kurbağaların hijyen koşullarına dikkat etmek ve özellikle de yemlerinin gereksinim duydukları tüm besin maddelerini dengeli olarak içeren, uygun oranlarda hazırlanmış olmasıdır.

     Dev kurbağalar yumurtalarını genel olarak sığ ve durgun sulara bırakırlar. Yumurtaları jelimsi bir salgı içerisinde bulunur. Ilıman bölgelerde yumurta bırakma dönemi ilk bahar aylarındadır. Bir dişi yarım m2 kadar bir alana 10 bin ile 25 bin arasında yumurta bırakabilir. Yumurtalardan yavru çıkışı su sıcaklığına bağlı olarak ı -3 hafta sürer. Yumurtadan çıkan yavrular başlangıçta planktonik algleri yiyerek yaşarlar. Büyüdükçe su içerisinde bulabildikleri pek çok zooplanktonları yemeye başlarlar.



Brezilyada kurbağa çiftliği: Firmanın Güney Brezilya daki kurbağa çiftliği Dünyadaki en büyük çiftliklerden bir tanesidir. Ayda 10 ton kurbağa ürettikleri bildirilmektedir. Rsimde bu işletmeden örnekler sunulmaktadır. Diğer bir işletmede ise ayda 2 milyon yılda 25 milyon dolayında kurbağa yavrusu üretildiği kaydedilmektedir.


     ABD 'nde Virginia eyaletinde yapılan yetiştirme çalışmalarında çok uygun işletme koşullarında bile 3 yıldan önce Pazar boyuna ulaştırılamadığı kaydedilmiştir. Kurbağalar balıklar gibi soğuk kanlı hayvanlardır. Gelişmeleri genel olarak yavaş olmakla beraber, su sıcaklığı ve yem olanaklarına bağlı olarak değişebilir. Koşullar çok iyi olsa bile bir genç kurbağa olarak şekillenmeleri bir yılı bulabileceği kaydedilmektedir. Pazarlık boya ulaşabilmeleri için genel olarak üç yıl geçmesi gerekmekte olup yetiştiricilikteki en büyük sorunların başında da pazarlama yaşına üç yıl gibi uzun bir sürede ulaşmalarıdır.

 

     ABD için bu veriler yanında Brezilya'da dev kurbağa ile yapılan yetiştirme çalışmalarında çok daha kısa gelişme ve pazarlık boya ulaştırma zamanları bildirilmektedir. Bu durum bölgesel iklim farkları nedeniyle pazarlık boya ulaştırma yaşının çok farklı olabildiğini göstermektedir.

     Örneğin Brezilya'da kurbağa yetiştiriciliği konusunda bazı başarılı çalışmalar yapıldığı gözlenmektedir. RANAJAX ismindeki firma 3 adet yetiştiticilik alanına sahip ayrıca 10 adet işletme ile işbirliği yaparak kurbağa yetiştiriciliği yapmaktadır. Bu işletmelerde yetiştirme metamorfaz döneminden sonra ele alınmaktadır. İşletmeler çevre kirlenmesinin söz konusu olmadığı bir bölgede kurulmuş olup kurbağa yetiştiriciliği için çok uygun koşullara sahip olduğu belirtilmektedir. Bu işletmelerden en küçüğünde bile ayda 1000 kg üretim yapıldığı bildirilmektedir

     YETİŞTİRME
    
Kurbağa yetiştiriciliğine bir örnek olarak dev kurbağa yetiştiriciliği konusunda yazılmış olan bir makaleden elde edilen bilgiler aşağıda özetlenmiştir. Burada unutulmaması gerekir ki kurbağa türleri arasında yaşam koşulları ve yem alımları konusunda önemli ayrıcalıklar olabilir. Bu nedenle burada verilen bilgilerin aynen başka bir tür için uygun. olabileceğini söylemek zordur. Fakat konu ülkemiz için yabancı bir yetiştiricilik dalı olduğundan ilgi duyacaklara dev kurbağa yetiştiriciliğinin açıklanması ile bazı ön bilgiler verebileceği inancındayız.

 

DAMIZLlK SEÇİMİ ve ÜRETİM YERİNİ HAZIRLANMASI:

    İKLİM SEÇENEKLERİ:
   SU ürünleri yetiştiriciliğinde en önemli konuların başında iklim koşulları gelir. Çünkü su içerisinde yaşayan ve yetiştiriciliği yapılan canlıların tümü soğuk kanlı hayvanlardır ve buna bağlı olarak bulundukları ortam koşularının direkt olarak etkisi altındadırlar. Bu nedenle her hangi bölgede başarılı olan bir yetiştiriciliğini başka. bir bölgede aynı başarıyla uygulanabileceğini söylemek zordur. Fakat benzer koşullar
yakalandığında başarılı sonuçlar beklenmesi de doğaldır. Buna bağlı olarak bölgesel olan bazı farklılıklar konusunda gerekli düzenlemelerin veya bölgeye göre yetiştirme yönteminin uygulanmasında bazı eklemeler yapılması da doğaldır. Örnek olarak burada kurbağa yetiştiriciliği konuları verilmekte ise de bu tür bir çalışma ülkemizde ilk kez ele alındığında dış ülkelerdeki örnekleri ele alarak bir yön çizilmesi gerekecektir. Fakat örnek ülkede ele alınan yöntemin tam olarak uygulanması değil bölgesel olanaklar ölçüsünde bir yöntem geliştirilmesi gerekecektir. Tüm çalışmalar için bu tür olanakların iyice araştırılması gerekir.
 



Resimde Rajanax firması dev kaplumbağalardan üretmiş olduğu albino hattını ev hayvanı olarak pazarladığı kaydedilmektedir


     SU KALİTESİ ve SU MİKTARI:
Kurbağa yetiştiriciliğinde gelişme periyodunda bol miktarda temiz suya gereksinim vardır. İyi bir gelişim için su sıcaklığının 20-26°c olması önerilmektedir. Su kalitesinin biraz asit olması istenir. Oksijen durumunun yeterli olması gerekir. Çünkü yavru kurbağalar balıklar gibi su içerisindeki oksijerıi solungaçları ile alarak yaşarlar. Su içerisinde herhangi kimyasal atık bulunmamalıdır. Kimyasal maddeler yavru veya gelişkin kurbağaların ölümlerine neden olabileceği gibi, bu tür alanlarda büyütülen kurbağalarında insan sağlığı açısından satılmaları sakıncalı ve bir çok ülkede bu konuda sıkı kontroller uygulanır. Bu konuda yetiştiricilik için seçilen alanlar da bu gibi konuların önceden iyice incelenmesi gerekmektedir.

 

     DAMIZLIK SEÇİMİ VE YETİŞTİRME:
     Her türlü yetiştiricilikte olduğu gibi dev kurbağa yetiştiriciliğinde de damızlığa ayrılacak kurbağaların mümkün olduğunca sağlıklı ve en hızlı büyüyen bireylerden seçilmesi gerekir. Tecrübeli üreticiler üretim yerine bir erkeğe karşılık beş dişi konmasını önerirler. Erkek dev kurbağalar kafalarının her iki yanındaki bir davulu andıran gergin deri kısmının genişliği ile dişilerden farklı bir görünümdedirler. Bu genişlik iki göz arası mesafeden daha fazladır. Üretim için her metre kareye 4 adet kurbağa konulması önerilmektedir. Üretim alaları geniş tutulur ve etrafı çitle çevrilir. Yetiştirme alanları 6x6:36 m21den daha az olmaması istenir. Üretim yerleri mümkün olduğu kadar doğal yaşam yerlerine benzetilmelidir. Çit olarak kaliteli kalın ağ materyalde kullanılabilir. Çitlerin yüksekliği en az 1.5 m olmalı ve toprak altında 15 cm derinliğe kadar indirilmelidir. Böylece zemini delerek ve zıplayarak üst kısımdan kaçmaları engellenmiş olur. Her üretim alanı içerisine bir ya da iki adet yapayada oluşturulmasında yarar vardır. Bu yapay adacıkların etrafında 10-15 cm yükseklikte su kanalları oluşturulur. Bu kanallar beton yada plastik malzeme ile oluşturulmalı, içerisinde de temiz su akacak şekilde dizayn edilmelidir.

     Kurbağalar soğuk kanlı hayvanlar grubunda yer aldıklarından sıcaklığın düştüğü kış aylarında kış uykusuna yatarlar. Bundan dolayı yaşama alanlarında bu dönemi geçirebilecekleri en az 1.5 metre derinliğinde havuzcuklar oluşturulmalıdır. Yemlemede doğal yemler çok yararlı ise de yoğun yetiştiricilikte yeteri kadar yem toplamak mümkün olmadığından pek önerilmemektedir. Ayrıca bu gibi yemlemede artık yemler daha çabuk bozulmaktadır. Yemlemede birinci koşul temizliğe çok dikkat edilmesidir Bu konuda uzmanlaşmış üreticiler her gün vücut ağırlığının %5-1O'nu kadar yaş yemleme yapılmasını önermektedirler. Her yeni yemlemede yenmeyen yemler mutlaka ortamdan uzaklaştırılmalı ve buna ilave olarak da her gün tüm havuz ve kanallar kurbağalar için zararlı bir doz olmayan 5 mg/litre chlorine ile temizlenmelidir. Bu temizlik işlemleri her gün düzenli olarak aynı saatte yapılırsa kurbağalar buna alışacaklar ve strese girmeyeceklerdir. Yetiştirme havuzlarında sucul bitkilerin konulması tavsiye edilmez. Zira burada sürekli olarak temizlik bakımları ve gerektiğinde de kurbağa hastalıklarına karşı alınacak kimyasal önlemlerden dolayı bitkiler zarar görecektir. Ayda bir kere bütün havuz ve kanallardaki sular boşaltılmalı ve zemin iyi bir şekilde temizlenmelidir. Üretim alanlarındaki su sürekli olarak yenilenmelidir. Böylece üretimde başarı oranı artar. Üreme mevsiminde kurbağaların saydam bir bağlayıcı içerisinde yumurta bıraktıkları gözlenir. Bu yumurtalar toplanarak yetiştirme çalışmalarına girişilir

     LARVA YETİŞTİRME:
     Kurbağa Yumurtaları her gün aksatmadan toplanır ve 1-2 cm'lik sığ alanlara konulan yüzen tepsilere yerleştirilir. Bu tepsiler yumurtaların geliştiği ve yavruların çıktığı inkubasyon yerleridir. Yumurtaların her bir m2 ye 5000 adet gelecek şekilde stoklanması önerilmektedir.

     İnkubasyon tanklarının boyutları genel olarak 1-2 m2 olup 15-20 cm derinlikte yapılmaktadır. Su günde iki defa yenilenirse yumurtalardan çıkan larva sayısı bakımından başarı artacaktır, ancak su tazelenirken yumurtaların bulunduğu yere doğrudan değil sprey sistemi ile verilmesi önerilir. Böylece kurbağa yavrularının gaz baloncuğu hastalıklarına yakalanmaları önlenmiş olur. Ayrıca durgun sularda alg gelişmesi daha fazla olduğundan suyun sprey şeklinde verilmesi yolu ile alg üremesinin azaltıldığı kaydedilmiştir.
 



Kurbağanın sadece etinden yararlanılmaz. Derisinden çeşitli aksesuarlar üretilmekte, yağı kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Yağ içeriğinin kaplumbağa yağına yakın olduğu kaydedilmektedir.


     Üretimde Su koşulları açısından sertlik 50 mg/litre den daha az olmamalı ve su sıcaklığı 20-28°C'de tutulmalıdır. Larva üretim alanlarına gün ışığının biraz girmesine izin verecek şekilde yapılması yararlı olur.

     Yumurtlamadan 4-5 gün sonra larvalar çıkmaya başlar. Bütün larvalar çıktıktan sonra serbest yüzme alanları kazandırmak amacıyla yumurta tepsileri süratle ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Bu dönemde güneş ışıkları alg artışını destekleyeceğinden ve bu da larvalarda bazı sorunlara yol açacağından su spreyleri biraz daha tazyikli olarak çalıştırılabilir. Yavru yem almaya başladıktan bir gün sonra, suya marul yaprakları konulmalıdır. Çürüyen yapraklar ve ortamda oluşacak planktonlar larvaların ilk yemleri olacaktır Yedinci günden itibaren de normal yemlemeye geçilmeli ve hiçbir zaman yemleme aksatılmamalıdır.


     Yapay Yem 0/045 protein içermeli ve larvaların yemi 4-6 saat içersinde tüketmesine dikkat edilmelidir. Buğday kepeği ve ince kıyılmış balık eti, mısır nişastası ya da jelatininin yemlere katılması ile pek çok üretici başarılı sonuçlar almıştır. Aşağıda kurbağa larvaları için önerilen bir yem karışımı sunulmuş bulunmaktadır.


     İri bir dev kurbağadan 20.000 adet yavru alınmakla beraber ortalama yumurta sayısı 3.000 ile 5.000 civarındadır.
Yumurtadan çıktıktan 21 gün sonra kurbağa yavruları larva tankından alınıp büyütme yerlerine nakledilmelidir. Bu dönem süresince yavruların hayatta kalma oranı yaklaşık %50-65'dir.

     HAVUZLARDA YETİŞTİRİCİLİK:
    
Yavru kurbağalar için hazırlanacak yetiştirme havuzların büyüklüğü 10-200 m2 kadar olabilir. Su derinliğinin 30-70 cm olması yeterli olabilir. Kullanılacak suların da çok temiz olması
Tablo. Kurbağa larvaları için hazırlanmış örnek yem formülasyonu
 Besin nıaddesi  %
 Karides eti  16-5
 Balık eti  22.0
 Soya proteini  5-5
 Maya proteini  16-5
 Pirinç kepeği  21.0
  Whey5.0
 Balık yağı  2.0
 Balık eriğiCçözeltisi)  5.0
 Vitamin premix  2.0
 Lirıolenic acid  0.5
 Bağlayıcı madde  4.0


gerekir. Kurbağaların doğal gıdalar ile beslenmesine olanak tanımak açısından alg ve mikroorganizma bakımından zengin temiz sularla aşılanmasında fayda vardır. Yalnız bu suların üç günden fazla bekletilmerniş olması önerilmektedir. Çünkü dış ortamlarda planktonca zenginleşmesi istenen sular fazla bekletilir ise yabancı böceklerin yumurta bırakması sonucu zararlı canlılar üremesi söz konusu olabilmektedir. Bu konularda dikkatli olmakta yarar vardır. Yavru büyütme tanklarındaki Sular hiçbir zaman gaz ya da benzeri böcek mücadele ilaçları ile işlem görmemelidir. Büyütme tanklarına yerleştirilme sıklığı 100-200 ad/m üzerinde olursa gelişme olumsuz yönde etkilenir ve metamorfoz döneminde ölüm oranı artar.

     Günde bir veya iki defa üretim tanklarındaki gibi zengin bir yem formülü ile yavruların beslenmesine devam edilir. Buna ilaveten doğada ki algler, mantarlar ve bazı yararlı bakteriler de yavruların gelişimini arttıracaktır. Meksika 'da yapılan bazı çalışmalarda yeme %50 oranında fitoplankton ilavesi sonucunda larvaların büyümesinde ve metamorfoz döneminde olumlu etkilerinin olduğu bildirilmiştir.

     Beş hafta sonra metamorfoz dönemi başlar. Bazıları daha yavaş gelişeceği için 3 saatte bir tanklar kontrol edilmeli ve hızlı gelişenler diğer tanklara alınmalıdır. Metamorfoz ile transfer işlemlerinden yedi hafta sonra suyun bir kısmı boşaltılıp dip ağları veya kepçeler ile yavaş gelişen yavru kurbağalar da toplanır ve bunlar diğer kurbağalar için yem olarak değerlendirilebilir. Tankların suları tamamen boşaltılıp iyice temizlenir ve klorin ile ilaçlandıktan sonra bir daha ki üretim için kurumaya bırakılır.

     DIŞ HAVUZLARDA BÜYÜTME:
     Kurbağaların dış havuzlarda büyütülmesi amacıyla pek çok materyalden havuzlar inşa edilmiştir. Ancak hepsinden de başarılı sonuçlar alınamadığı pek çok üretici tarafından belirtilmektedir. Örneğin; beton havuzlar dev kurbağaların derileri üzerinde aşınmaya ve sonrasında da bakteriyel enfeksiyon gibi problemlere yol açmıştır. Vinilex ve plastik gibi malzemeler ise çok kaygan olduklarından kurbağaların aktarılmasında zorluklara neden olmaktadır. Havuz yapımı için üretilmiş polietilen malzemeler pahalı olmasına rağmen tavsiye edilebilecek en iyi malzemedir. Boy ve biçim bakımından çok geniş yelpaze olmakla birlikte genel olarak ada biçiminde etrafında suyun aktığı üretim alanları tercih edilmelidir.
 



Kurbağa işleme tesisleri diğer üretim dallarındaa olduğu gibi çok temiz koşullarda çalışmalıdır.



     Su sıcaklığının 20-2SoC arasında olmasının yetiştiricilik için uygun olduğu bildirilmektedir. Güneş ışığının %75'inden korunmak amacıyla kültür alanının %25'i gölgelendirilmelidir. Yemleme havuzları 2~4 m2 ve 2-4 cm derinlikte planlanmalıdır. Canlı yemlerden yoz lepistes yavruları ya da gambusia ile yavaş ve zayıf gelişen kurbağa yavrularının kullanılabildiği kaydedilmektedir.
 
     Yem havuzlarında da tıpkı diğer havuzlar gibi hijyensel nedenlerle devamlı su değişimi olmalıdır. Kanibalizmi azaltmak için büyük ve küçük kurbağalar ayrı tutulmalıdır. Pek çok kurbağa tıpkı balıklarda olduğu gibi ağız büyüklüklerine uygun her tür canlıyı yemeye çalışırlar. Bu da toplam stokta %10-30 birey kaybına yol açar. Kurbağalar 60 gr. geldiğinde metrekarede 20 birey gelecek şekilde stoklar seyreltilmelidir. Kurbağaların boylarına göre gruplandırılması kanibalizmin önlenmesine yardımcı olur. Hasta yada Tablo 2. Dış havuzlarda üretimi yapılan kurbağalarda gelişim ve yem tüketim değerleri (sıcaklık 25-30°C)

Yaş  Ortalama  Günlük yem

( Ay)  ağırlık/gr)  tüketimitgr)
O  5  -
1        10          0.50
2        22         1.09
3        35         1.22
4        50         1.72
5       75          2.63
6     105          3.67
7     140          4.90
8     175          6.12
anormal gelişen kurbağalar süratle ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Altı ay sonra kurbağa ağırlığı ortalama 175 gram gelir ki bu dev kurbağa bacağı pazarlayan pek çok pazar için için uygun sayılmaktadır.


      Doğal ortamda kurbağalar su içerisinde sığ yerlerde yaşayan ve böcek vs gibi küçük canlıları avlayarak yaşayan canlılardır. Yaşam yeri olarak ta su içerisinde kıyı yerleri tercih ederler. Bir su birikintisinde yaşayan bir kurbağanın rahat bir şekilde yemlenebilmesi için 4-5 m uzunlukta bir kıyı şeridine sahip olması gerekir. Böyle olunca su birikintisinde yaşayan kurbağalar için havuz alanının genişliğinden ziyade kıyı uzun-
luğu önemlidir. Doğal yemlerden de yararlanma suretiyle bir gölet içerisinde yetiştirme düşünüldüğünde alan büyüklüğünden çok kıyı uzunluğunun çok olması gerektiği düşünülmelidir. Kurbağaların bir göletin orta yerine veya dibe inerek yaşama alışkanlıkları pek yoktur. Böyle olunca da doğal yemlerle besleme de üretim miktarının sınırlı olduğu kaydedilmektedir. Göl içerisinde kurbağaların kıyıdan uzak alanları pek kullanmadıkları izlenir.

     Yukarıdaki bilgiler ışığında fazla miktarda kıyı şeridine sahip olacak üretim alanları oluşturulmaya çalışılır. Sığ, dar ve uzun havuzlar ile mümkün olduğunca gölet içerisinde adacıklar oluşturarak kıyı şeridi arttırılma yoluna gidilir. Kabul edilir ki küçük bir yuvarlak havuzda büyük bir yuvarlak havuza oranla kıyı şeridi oransal olarak daha fazladır. Bu nedenle büyük yuvarlak havuzlar pek tercih edilmez. Bu nedenle bazı üreticilerin havuz açma yerine dar ve uzun sığ kanallar açarak yetiştirme alanlarında kıyı alanının uzattıkları gözlenir. Bu tür üretim yerleri kıyı alanları sığ yapılsa da orta kısımlarının ergin kurbağaların çok soğuk ve sıcak havalarda sığınmalarını sağlayacak şeklide derin yapılması önerilmektedir. Bu derinliğin biraz soğuk olan Kuzey Amerika'da 2-3 m., daha sıcak olan Güneyde ise 50-60 cm olmasının yeterli olduğu belirtilmektedir. Çünkü soğuk kış aylarında kurbağalar su dibinde çamura yatarak kış uykusuna yatarlar, gelişme dönemlerinde ise yukarıda belirttiğimiz gibi sığ kenar bölgeleri tercih ederler.

     Kurbağa üretim alanlarında en önemli konu kurbağaları yiyebilecek balık, yılan, kaplumbağa, kedi, kuşlar ve diğer avcı canlılara karşı emniyetli şekilde üretim alanlarının korunmuş olmasıdır. Bu nedenle üretim alanları 1 m kadar yükseklikten ağ ile örtülür ve kıyılardan bu zararlı hayvanların girmemesi için önlemler alınır. Fakat her ne önlem alınırsa alınsın kurbağaları predatörlere karşı korumada bir miktar zayiat verilmesinin beklenmesi gerektiği belirtilmektedir.

 


     YAPAY YEMLEME:
     Kurbağa yetiştiriciliğinde başarılı bir yetiştiricilik için üzerinde önemle durulması gereken konuların başında yapay yemleme gelir.

     Yemlemede genelolarak iki- aşama olduğu söylenebilir. Bunlardan birincisi yavru dönemidir. İkinci dönem ise kurbağa yavrularında kuyruğun kaybolması ve kolların tam olarak gelişmesi ile başlayan normal kurbağa dönemidir.

     Kötü bir yemleme yetiştirmede çeşitli hastalıklar görülmesine ve yamyamlığa neden olur. Bu durumda birim alandan daha az verim alınmasına neden olur. Doğal yetişme alanlarında yavru kurbağalar bir miktar besin gereksinmelerini doğal ortamdan karşılayabilirler. Fakat yoğun üretimde elden yemleme zorunluluğu vardır. Genel olarak dev kurbağa yavruları otsu gıdalarla beslenebilirler. Bu nedenle bitkisel orijinli ve yumuşak yapılı bir çok bitki ile beslenmeleri olasıdır. Bu konuda pek çok bitki, başlanmış patates, et ve tavuk mezbaha artıkları çok ince kıyıldıktan sonra yavru kurbağalara verilerek pek çok yem yetiştiricilikte değerlendirilebilmektedir. Bir çok işletmede kurbağanın sadece kolları ve ayak etleri pazarlandığından artık olan kurbağa etlerinin diğer kurbağaların ucuz bir şekilde beslenmelerinde kullanıldığı kaydedilmektedir. Yalnız bu durumun iyi takip edilmediğinde kokuşma ve hastalıkların çıkmasına neden olabildiği kaydedilmektedir.

     Erişkin kurbağaların beslenmesi ise daha zor olmaktadır. çünkü erişkin kurbağalar genel olarak böcek, kelebek, kurt gibi hareketli canlıları avlayarak beslenirler. Bu nedenle hareketsiz gıdaları almaları bakımından zorluklar olduğu kaydedilmektedir. Japon araştırıcıların ipek böceği pupalarını hareketli bir şekilde suya vererek bu yemleri yedirmede başarılı oldukları bildirilmiştir.

     Geceleri kurbağa yetiştirme havuzları üzerine kuvvetli ışık verilerek etraftaki böceklerin buraya çekilmesi yoluyla kurbağalara bir miktar yem sağlanabildiği kaydedilmiş ise de bunun yeterli olamayacağı da açıktır. Bu nedenle dev kurbağa yetiştiriciliğinde en önemli sorun yemleme konusunda olmaktadır.
 



Serada üretim ve besiye alınması için bekleyen yavru kurbağalar.


     HASAT
     Kurbağa yetiştiriciliğinde hasat doğal olarak toplanan üretimdeki gibidir. Bu avlanma el ile veya ağ ile çevirme yoluyla olabilir. Geceleri kuvvetli ışık ile toplamak sığ alanlarda en kolay hasat yöntemlerinden bir tanesidir.

     HASTALIKLAR
    
Kurbağa yetiştiriciliğinde en önemli hastalığın özellikle yoğun üretimde genellikle kurbağa ayaklarında görülen bakteriyel bir enfeksiyondur /(Aeromonas). Bu tür hastalıklardan korunmanın yolunun da iyi besleme ve çok kalabalık yetiştirme yapılamaması olarak belirtilmektedir. Hastalığa yakalananlar süratle gruptan uzaklaştırılmalı ve geriye kalan sağlıklı hayvanlara antibiyotik uygulanması önerilmektedir. Yoğun hastalıklardan sonra havuzların boşaltılarak dezenfekte edilmesi ve havuzun birkaç hafta kuru olarak tutulması yeni üretim periyodunun sağlıklı yetiştirilmesi için yararlı olur.

     Ekonomik durum
     Su ürünleri yetiştiriciliğinin her çeşidinde başarılı ve ekonomik bir çalışma yapılması iyi bir planlama, titiz çalışma ve bilimsel kurallara uymakla olur. Ekonomi konusunda ise etkili olan her konuda var olan maliyet ve Pazar şartlarıyla ilgilidir. Bu konuda bir çalışmaya başlamadan önce her konuda olduğu gibi o günkü ve gelecek Pazar olanakları iyice araştırılmalı ve maliyet konusunda çok titiz hesaplamalar yapılmalıdır.

     ABD'nde kurbağa yetiştiriciliği konusunda teknikler bilinmekle berabere yetiştiriciliğin pek gelişmediği kaydedilmektedir. fakat kurbağa doğal olarak yetişme alanlarının daralması, lüks bir gıda maddesi olarak kurbağa etine olan talebin devamlı olarak artması ileriki yıllarda kurbağa yetiştiriciliğinin artmasına neden olabileceği kaydedilmektedir. ABD'nde doğal populasyonların azalması konusundaki problemler diğer ülkeler içinde geçerli olduğu için bu konudaki gelişmeler olmasını beklernek olasıdır. Bunun yanında Brezilya' daki başarılı uygulamalar ülkemiz için örnek alınabilecek çalışmalardır.

 



Dünyada ö kadar çok kurbağa türü vardır ki , bunların bir çoğu akvaryumlar için pazarlanır. Bazıları ise çok zehirlidir ama göz alıcı renklere sahiptirler. Bunların bir kısmıda akvaryumlar için özel olarak yetiştirilmektedir.