Site açılış tarihi: 27 Kasım 2012
Geçen ayki Günlük ort. ziyaret: .. 118
Ay içinde en yüksek ziy sayısı: .158
Geçen ayki ziyaretçi sayısı: . 3537 (kasım 2022)
Toplam ziyaretçi sayısı: 815 500

Kitaplar » Su Ürünleri Yetiştiriciliği » Akdeniz Sarıkuyruk Yetiştiriciliği




      SARlKUYRUK BALlĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ

 
     Balık yetiştiriciliğinin birçok dalında olduğu gibi sarıkuyruk üretiminde de öncülük yapan ülke japonya'dır. Bu balığın yetiştiriciliği üzerindeki İlk çalışmaların 1928 yılında başladığı bildirilmekte ise de esas gelişmeler 1960 yılından sonra olmuştur. Sarıkuyruk balığı Japonya halkı için yemeklik olarak çok önemli olan ve sashimi denilen çiğ balık eti üretiminde değerli bir balıktır. Sashimi (saşimi) yemeği balık etinin başta soya olmak üzere çeşitli soslar ile çiğ olarak yenilmesidir. Ayrıca Sushi (suşi) denilen ve yine pirinç ile çiğ balığın bileşiminden yapılan bir yemek yapımında da sarıkuyruk balığı eti kullanılır. Sarıkuyruk haşlanmış veya kızartılmış olarak da tüketilir. Tuzlanmış ve kurutulmuş sarıkuyruk eti de Japonya'da beğenilen bir gıdadır. Japonya'daki nüfus artışı ve ekonominin gelişmesi sonucu halkın iyi balık eti tüketimine yönelmesi, bu balığın zamanla pahalılaşmasına neden olmuştur. Avcılığın zaman zaman azalması yetiştiriciliği teşvik etmiştir. Bu arada eskiden insan gıdası olarak değerlendirilen birçok küçük balığın, zenginliğin artması sonucu yemeklik olarak değer azalınca, bunların ucuz bir şekilde balık yemi olarak kullanılma olanağı da sarıkuyruk yetiştiriciliğini etkilemiştir. 
 
      Doğada maksimum 96 cm. boy ve 13 kg. canlı ağırlığa ulaştıkları kaydedilmiştir. Normal ölçüleri ise 60 cm. boy ve 3-5 kg. canlı ağırlıktır. Kültür yetiştiriciliğinde ise 40 cm. boy ve 0,800-1 kg. en küçük pazarlama ölçüleridir. Vücudarının . sırt kısmı siyahımsı mavi, karnı ise gümüşi beyazdır. Sarı-yeşil renkli ve belirgin bir lateral hatta sahiptirler. 30-80 mm. uzunlukta olan yavrularda dikine 6 adet metalik sarı kahverengi ve 11 tane kırmızı kahverengi bant bulunur. Bu renkleri ile annelerinden biraz farklı görünürler. Balıkların vücudu füze şeklindedir ve hafif yandan basıktır. Sırt yüzgeeinde 5 adet ışın bulunur. 30 cm. boya kadar olan küçük balıklarda ise 6 adet ışın vardır. Bunların takriben 29 - 36 arası küçük ışınları vardır. Anal yüzgeçte ise 1 adet esas ışın 17 ile 22 arasında ince ışın mevcuttur. Lateral hat üzerinde 210 ile 220 arası pul vardır
 
     Sarıkuyruk balıkları genel olarak ılık su balıklarıdır. Taywan'dan kuzeydeki Hokkaido Adasına kadar var olan ılık Kuroshio akıntısı boyunca yayılmışlardır. Balıkların ilkbahar aylarında kuzeye doğru göç ettikleri ve sonbaharda ters bir göç durumunun var olduğu izlenir. Ülkemizde yakın olarak Seriola sp. türünün Akdeniz'de var olduğu kaydedilmektedir. Bu balık üzerinde de benzer yetiştirme çalışmalarının yapılabileceği düşünülür ise de Japonya'da olduğu gibi bol miktarda yavru yakalama olanaklarının varlığının önceden araştırılması ve bu konuda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Çünkü ileride değinileceği gibi sarıkuyruk yetiştiriciliğinde yavru temini yakalama yolu ile sağlanmaktadır, Son yıllarda larva üretimi konusundaki çalışmalardan da olumlu sonuçlar alındığı gözlenmektedir.
 
     Sarıkuyruk balıklarının yumurtaları pelajiktir. 1.15 ile 1.44 mm. çapındadır. Yumurta içerisinde 24-0,37 mm. çapında bir yağ damlacığı vardır. Yumurtalardan yavru çıkışı 18-24oC arası sıcaklıklarda 51 saat sürmektedir. Yumurtadan yeni çıkmış larvalarda boy uzunluğu 3,5 mm. dolaylarındadır, bu sıcaklığının 19-21oC ve tuzluluğun %19,1-19,3 olduğu bölgeler yavru barınmasının en fazla bulunduğu yerler olarak saptanmıştır. Bu değerleri bilmenin yararı, su koşullarını takip ederek yavru yakalanabilecek bölgelerin tesbitidir. Yumurtalardan çıkan milyar- larca larvanın akıntılara kapılarak kuzeye doğru ilerlediği ve deniz üzerinde yüzen su yosunlarının bololduğu ayrıca, yavruların beslenmesinde önemli yer tutan zooplanktonların bol olduğu yerlerde barındıkları izlenir. Bu yosun kümeleri altında larvalar özellikle zooplanktonlardan Copepodsızs ile beslenerek 1,5 ile 15 cm. arasında boya kadar ulaşırlar. Bu boylardaki balıklara Japonya'da mojako adı verilir. Bu kelimenin mo kısmı yosun, jako kısmı ise yavru balık anlamına gelir. 15 cm 'yi geçen balıklar yosun kitlelerinden ayrılarak serbest olarak denizde yüzmeye ve açık denizlere açılmaya başlarlar. 4 cm. boydan itibaren balıkların gıdasında diğer balık yavruları önemli oranda yer almaya başlar. Büyük balıkların başlıca gıdası ise diğer küçük boylu, hamsi, sardalya ve istavrit gibi pelajik balıklar ve yavrularıdır. Sarıkuyruk balıklarında yaşama süresinin 7 yıl dolaylarında olduğu saptanmıştır. 


        JAPONYA'DA SARI KUYRUK BALIGI YETİŞTİRİCİLİGİNİN DURUMU 

     Sarıkuyruk balıklarında ilk yetiştirme çalışmaları, 1928 yılında Kagawa Bölgesinde ele alınmıştır. Bu bölgelerde başarılı sonuçlar alınması üzerine yetiştiriciliğin diğer bölgelere süratle yayıldığı görülmüştür. 1938 yılında 300 ton olan üretim 1968 yılında 30.000 tona, daha son-raları 150.000 tona ulaşmış bulunmaktadır. 


     Sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğindeki bu gelişime gerçekten ilgi çekicidir. Kısa sürede 300 tondan 150.000 tona ulaşan bir artış balık yetiştiriciliği açısından gelişmelerin ne şekilde olabileceğini gösterme bakımından çok ümit vericidir. Bugün sarıkuyruk balığı yetiştirme çiftlikleri japonya'rıın orta bölgelerinden güneye doğru yaygınlaşmış bulunmaktadır. Özellikle su ve hava sıcaklığının daha yüksek olduğu güney bölgelerinde önemli yetiştirme merkezleri doğmuştur. Enime Bölgesi sarıkuyruk yetiştiriciliği bakımından Japonya'da önde gelmektedir. Yetiştirme çiftliklerinin artmış olması nedeni ile Japonya'da yılın her mevsiminde sarıkuyruk balığının pazara sevk edildiği görülür. Bunun sonucudur ki sabitlenmiş bir fiyat garantisi de ortaya çıkmakta ve bu durumda yetiştiriciliği teşvik edecek güvenli bir yetiştiricilik ortamı doğmaktadır. Fakat yine de, yıl sonlarına doğru avcılık yolu ile sağlanan miktarın artması bu dönemlerde bir bolluk yaratır ve bir miktar fiyat ucuzlaması görülür ise de bu aylarda tüketimin de artması fiyatlarda bir dengeleme sağlar. 


     Sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinde safhalar şu şekilde özetlenebilir. Bu safhalar; balıkçılarca yavruların yakalanması, yavru büyütme işletmeleri, ağ kafeslerde besi dönemi ve pazarlamadır 


      Japonya'da sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinin genel olarak üç şekilde uygulandığı söylenebilir. Bunlar, deniz kıyılarındaki koyların çevrilmesi yolu ile kazanılan yetiştirme alanları, ağ ile deniz kıyısında çevrilen alanlar ve ağ kafeslerdir. Özellikle ağ kafeslerde yetiştiricilik son yıllarda diğer yöntemlere oranla daha fazla artmıştır. Çünkü ağ kafeslerde üretimde, deniz suyunun ağın her tarafından girmesi mümkün olduğundan ve kontrol da diğer yöntemlere göre çok daha kolay ve başarılı olarak yapılabildiğinden tercih edilmektedir. Bunun sonucu ağ kafeslerin yaygınlaşmasında önemli artışlar olduğu izlenmektedir. 
 
 
        Bu yetiştirme yönteminden esinlenerek ülkemizde de ağ kafeslerde çipura ve levrek yetiştiriciliği çalışmalarında önemli başarılar sağlanmıştır. 


     Japonya'da 2000 yılı için deniz ürünleri yetiştiriciliğinin 1.220.000 ton olduğu bildirilmiştir. Bunun 260.000 tonu deniz balığıdır. Geri kalanı ise yosun ve kabuklu deniz canlılarıdır. Bu üretim içerisinde sarı kuyruk üretim mikterı 150.000 ton ile ilk sırayı almaktadır. Sarıkuyruk balıklarında istenen ağırlığın 4 kg. olduğu ve balıkların bu ağırlığa 18 ayda ulaştıkları kaydedilmektedir. Geri kalan balıkların 80.000 tonu mercan, gerisi yassı balıklar, balon ve ton balığıdır. Yavru temini: Sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinde üretimde kullanılan yavruların çoğunluğu doğadan temin edilir. Japonya'da yavru balık yakalanması üzerinde önemli bir iş kolu gelişmiştir. Ergin yumurtalı sarıkuyruk balıkları erken ilkbaharda Mart ayları sırasında güneyde Okinawa Adası dolaylarında bulunurlar. ilkbaharda kuzeye doğru göç etmeye başlarlar. isan ve Mayıs aylarında Japonya'nın güneyindeki Kyushu Adası kıyılarına ulaşan balıkların bu dönemlerde yumurtladıkları görülür. Bu kıyılarda bololarak bulunan ve akıntılar ile hareket eden yosun kitlelerinin altlarında barınan yavrular buralardan, konu üzerinde ihtisaslaşmış avcılarca milyonlarca yakalanır. Buralarda yakalanan yavrular yetiştiricilere satılır. 


     Sarıkuyruk balığı yavrularının yakalanması belirli kişilerce yapılır. Bu kişilere devlet tarafından özel izin verilir ve yakalanabilecek yavru sayıları da belirtilir. 


     Yakalanan yavru balıkların boyutlara göre ayrılması önemli bir çalışma olarak ele alınır. Çünkü boylara göre sınıflandırma yapılmadığı taktirde %50'ye kadar ulaşan kayıp oranı ile 
karşılaşmak mümkündür. 


     Yavruların yetiştirilmesi : Yavrular boylara göre sınıflandırıldıktan sonra çok küçük gözenekli naylon ağ kafeslere alınırlar. Yavru balıkların stoklandığı ağ kafesler 2 ile 50 m2 yüzey ile1~3 m. derinlikte olabilir. Bu konularda çeşitli işletmelerin farklı uygulamaları görülür. Sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinde başarılı uygulamaların artmasında ağ kafeslerde yetiştiriciliğin yaygınlaşmasının çok önemli katkıları olmuştur. Zaten sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinde ağ kafesler ile çok başarılı sonuçlar alınmasından sonradır ki ağ kafeslerde balık yetiştiriciliği diğer balık türlerinde de uygulamaya başlanılmıştır. Balıkların küçük bir kafes içerisinde sık olarak bulundurulması ve balıkların hareketlerinin azalması daha az enerji kaybına neden olur. Bunun sonucu olarak da balıklar aldıkları gıdaları daha çok et yapımı için kullanma zorunluğunda kalırlar. Ayrıca ağ kafeste yavruların bakım ve kontrolü daha kolay olmaktadır. 

     Gerek küçük, gerekse büyük balıklar için olsun ağ kafeslerin konulacağı yerlerin saptanmasında ilgili devlet kuruluşlarından izin alma zorunluluğu vardır. Japonya'da 10-15 adet ağ kafesin bakımı için 1 kişinin yeterli olduğu kaydedilmektedir. 
 
     Ağ kafeslere konulan yavrular yem almaya başlayınca azar azar ve dikkatle yemlemeye geçilir. İlk verilen yemler balıkların büyüklüğüne göre parçalanmış veya ezilmiş diğer balık etleri olur. Bu beslemede beyaz etli balık etleri tercih edilir. Ayrıca kıyı bölgelerimizde teke tabir edilen küçük karides benzeri canlı etleri de makbul bir yemdir. Özellikle Japonya'da okyanuslardan dip trolleri ile toplanan ve krill tabir edilen bu küçük karidesler bololarak avlanır ve yetiştiricilikte yem olarak yararlanılır. Sankuyruk yavrularına diğer balık türlerinde de olduğu gibi fazla miktarda hamsi eti vermekten kaçınılır. Çünkü hamsi etlerinde bulunan doymamış yağ asitleri yavru balıklar için zararlı olabilir. Hatta devamlı hamsi ile yapılacak bir yemleme sonucu %100'e varan oranlarda ölüm görülebileceği bildirilmektedir. Fakat aralıklı olarak verilmesinde hiç bir zararı olmaz. Çünkü ara sıra hamsi eti vermekle var olabilecek eksiklikler diğer öğünlerde verilen farklı yemler ile kolaylıkla kapatılır. Bazı yetiştiriciler yavruların bulunduğu ağ kafeslerin üzerine ışık koyarak yavruların ışığa gelecek planktonları yiyerek iyi kalite gıda almalarını sağlamaya çalışırlar. 


     Stoklamada kullanılacak yavruların 50 gr.'a kadar iri boyda olması birçok yetiştirici tarafından istenilen bir durumdur. Çünkü bu yaştaki balıklarda ölüm oranı daha az olmakta ve yemleme sorunları azalmaktadır. Yavruların kafeslerde bu ağırlığa ulaşmaları genel olarak 4-6 haftada sağlanabilmektedir. Bu talep sonucudur ki sadece yavru büyütüp satari işletmeler doğmuştur ve bu işletmeler yavru büyütme konusunda ustalaşmış- lardır. Bu gibi işletmelerde büyütülen yavrular 100-200 km. uzaklıktaki işletmelere bile özel teknelerde sevk edilebilir. 


      Büyük Balıkların Yetiştirilmesi: Sarı kuyruk balığı yetiştirilmesinde son yıllarda tamamıyla ağ kafeslerin ele alındığı görülmektedir. Kullanılan kafeslerirı büyüklüğü ve kullanılan materyaller tamamıyla balıkların boy büyüklüğü ve ağ kafesin kurulacağı bölgedeki hava koşullarına bağlı kalmaktadır. Hastalık görülen yıllarda yaşama gücü %30-40 kadar düşebilir. İkinci yıl ise yaşama gücü normal koşullarda %80-90 olur. Bir kafeste yetiştirilebilecek balık miktarı ağ kafesirı derinliği, su akıntısı ve kirlenme gibi birçok faktörle ilgilidir. Sarıkuyruk balıklarının yaşayabileceği sıcaklıklar 7 ile 280C arasıdır. Gelişme için optimal sıcaklıklar ise 24-26°Clerdir. Sankuyruk balıklarının sıcaklık durumuna göre yem alışları aşağıdaki şekilde olur. 110Cden aşağıda balıklar yem almaz. 11-13°Clerde balıklar az yem alır fakat gelişmezler. 14-17oCde yem alırlar ve çok az gelişme, 18-27oCde balıkla; iştahla yem alır ve hızla gelişirler. 280Cden yukarı balıklar iştahsızdır ve birçok davranış bozukluğu izlenir. 


      İstenilen tuzluluk oranı %0 25 dolaylarındadır. Aşırı yağmurlar nedeniyle bir yerde tuzluluğun %0 15 veya daha aşağıya düşmesi balıklar- da ters etkilere neden olur. Sağlıksız balıklarda ölümler görülür. Sağlıklı balıklar ise iştahlannı kaybederler. Tuzluluğun tedrici olarak düşmesi ise balıklara daha az etkili olur ve balıklar bu yavaş tuzluluk düşmesine karşı kendilerini alışıırbilirler. 

      Normal koşullarda her bir kg. canlı ağırlık için sarıkuyruk balıklarının bir saatlik oksijen ihtiyacı 500 ml. 'dir. Normal deniz suyunda 5-6 mg/lt.'den daha fazl~ oksijen bulunur. Eğer ağ kafeslerden belirli bir sürede geçecek su miktarı bilinir ise balıkların toplam olarak alabilecekleri oksijen miktarı tahmin edilebilir. Böylece ağ kafese konulabilecek balık sayısı saptanır. Açıkladığımız bu yöntemin tüm balık üretimleri için ele alınması mümkündür. Ağ kafeslerde balık üretiminde oksijen miktarının 5 mg/lt.'den daha yüksek olması istenir. Eğer 02 miktarı 3-4 mg/lt.' ye düşerse balıklar iştahlarını kaybederler. 


     Ağ kafes kurulacak bölgelerde kirlenme olmaması gerekir. Temiz ve rüzgarlara kapalı koyl/arın seçiminde yarar vardır. Kıyıda kurulacak bina ve yol. bakımından koşullar uygun olmalıdır. 


      Yemleme: Sarıkuyruk balığı yetiştiriciliğinde balıkların günde bir kez yemlenmesi birçok işletmede tercih edilmektedir. Bazı işletmeler ise günde iki kez saat 10 ve lô'da yemleme yaparlar. Aşırı yemlemenin önlenmesi ve verilen her yemin alınmasını sağlama amacı ile balıkların bir miktar aç bırakılması esas prensip olarak alınır. Birçok işletme ise balıkları özellikle hafta sonlarında bir veya iki gün yemlemezler. Bu uygulama balıkların' sağlığı bakımından fazla olumsuz bir etkide bulunmadığı gibi iş gücü bakımından da önemli yararlar sağlar. Balıklar günlük olarak verilmesi gereken yem miktarı balıklar büyüdükçe ve su sıcaklığı düştükçe azalır 

     Balıklara verilen yemlerin taze ve soğuk hava depolarında muhafaza edilmiş olmaları lazımdır. Bozuk yem verilmesi büyük kayıplara neden olabilir. Yemler genel olarak -20°C'de saklanılmaktadır. Soğuk havada muhafaza edilen yemlerin yemlemeden önce çözdürülmesi gerekir. İri balıklar ise kesilerek veya makinadan geçirilerek balıklara verilir. Hamsi gibi Chiaminase denilen, Bı vi-taminini oluşturan ve enzim ihtiva eden balık etlerinin devamlı verilmesinden kaçınılır. Sarıkuyruk balıklarının pelet yem ve yem alma konusunda pek istekli olmadıkları bilinmekle beraber son yıllarda ticari amaçla yapay yem üretimi ve kullanımı artmıştır. Yavru balıkların beslenmesinde yapay yem olarak %70 oranında balık unu ile %20 oranında taze balık ve %5-10 oranında glutenin karıştırılması ile yavruların beslenebildiği kaydedilmiştir. Bu karışıma bir miktar vitamin ve mineral ilavesi de yararlı olur. 


     Balıkların gelişmesi oldukça hızlıdır. Balıklar bir yıl içerisinde 1-1,5 kg. canlı ağırlık ve 30-50 cm. boya erişirler, ikinci yıla bırakılanlar ise 40- 60 cm. boy ve 2-3 kg. canlı ağırlığa ulaşırlar. Bazı işletmelerde düzenli ve devamlı yemlerne ile balıkların ikinci yıl sonunda 4-5 kg.'a ulaştırılmaları da mümkündür. 

     Japon kıyılan okyanusa açık olduğundan koylarda bile dalgaların büyük boyutlara ulaştığı görülür. Özellikle yaz sonu ile kış başlangıcı arasında deniz oldukça dalgalı olur. Bu dönemde yetiştiriciler ağ kafesleri deniz yüzeyinden 1,5 ın. aşağıda tutacak önlemler alırlar ve kafes üzerini iyice kapatarak kafeslerini rüzgar ve fırtınalardan korurlar. Bazı bölgelerde ise işletmeyi rüzgarlardan koruyacak basit şamandralardan özel dalga kıranlar yapılır. 
 
     Sarıkuyruk Balığı Yetiştiriciliğinde Sorunlar: Sankuyruk balıklarının Japonya'da yetiştiriciliği devamlı olarak gelişen bir sektördür. Yavru temin imkanları arttıkça ve yem sorunları çözümlendikçe daha da gelişmesi beklenmektedir. Bu gelişme ile birlikte birçok sorunun da ortaya çıkması normaldir. 

     Yetiştirmede en önemli konulardan birincisi yavru teminidir. Fakat iyi bir' organizasyon ile bu sorunun asgari olması konusunda çeşitli önlemler alınmakta ve çoğunlukla başanlı da olunmaktadır. Yavruların insan eli altında üretilerek temini konusunda pek çok araştırma yürütülmektedir. Fakat yavru yakalama çalışmaları devamlı ve kontrollü olarak yapıldığından şimdilik ters bir etkiden de söz edilmemektedir. Fakat ilerisi için yavru üretiminin mutlak sağlanması, tam ve güvenilir bir yetiştiricilik için zorunlu görülmektedir. 1 kg. sarıkuyruk balığı üretimi için 8-10 kg. dolayında yaş balık eti kullanılmaktadır. Fakat son yıllarda yapay yem kullanımı da artmıştır. Dünyanın birçok ülkesinde açlık çekilir iken, 10 kg. küçük balık eti tüketerek 1 kg. balık eti üretmenin doğruluğu tartışma konusu olabilir. Bu nedenle yetiştirmenin mümkün olduğuncayapay yemlere bağlı olarak gelişmesinin yararlı olacağı konusunda da tartışmalar vardır. Bu konularda da geniş çalışmalar yapılmaktadır. 


     Yetiştiriciler balıklarının çabuk gelişmesini sağlama amacı ile fazla yemleme veya aşırı yemleme eğilimindedirler. Bu eğilim sonucu yenilemeyen yemlerin ağ kafesi geçerek üretim alanının dip kısmına çökme ve sonuçta da kokuşarak ortamı kirletme tehlikesi doğmaktadır. Özellikle fazla miktarda ağ kafesin bulunduğu körfezlerde kirlenme konuları önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca ağ kafeslere her gün kıyılmış balık etinin atılması et içerisindeki yağların suya geçerek suyun özellikle üst kısımlarında yağların birikerek su berraklığını ve görmeyi azalttığı karşılaşılan sorunlardan olmuştur. Fazla kirlenme sonucu küçük koylarda red-tide olayına rastlanılması da karşılaşılan olaylardandır. Bu zararları önleme amacı ile balıkların daima az yemlenmesi işletmelerin ekonomik kayıplarını önleme bakımından da yararlı görülmektedir. Bazı durumlarda ise balıkları tedavi amacı ile kullanılan kimyasal maddelerin fazla olması ve artıkların suya karışmasının da istenilmeyen durumlar ortaya koyabildiği kaydedilmektedir. 


     Son yıllarda Yeni Zelanda da diğer bir sarı- kuyruk türü Seriola lalandi üzerinde başarılı yetiştirme çalışmalarına başlanılmıştır.

 
     Kral sarıkuyruk olarak bilinen bu balık türü yemeklik olarak değerli bir türdür. Doğal ortamda 1,7 m. boya kadar büyüyebilen bir balıktır. 50-60 kg. ağırlığa kadar ulaşabilirler. Yüksek fiyatla pazarlanması, gelişme hızının iyi olması ve 12-15 ayda 3 kg. canlı ağırlığa ulaşabilmesi yetiştiriciliğini cazip kılmaktadır.